Yeni yıla merhaba derken?
2010'a girmemize sayılı günler kala yeni yıl esintilerini her yerde görmek
mümkün. TV'de yeni yıla özel programların ve dizilerin reklamları, sokaklarda
yeni yıl dekorasyonları, AVM'lerde yeni yil süslemeleri ve işyerlerinde
depolardan çıkarılmış, bir milyonuncu kez tekrardan kurulmuş, kanımca artık
yorgun düşmüş, fakat budget-cut'lardan nasibini almış, asla yenilenmeyen yılbaşı
ağaçları?
Her ne kadar yurtdışında olduğu kadar renkli bir ay olmasa da, aralık ayımızı
renklendiren bu çabalar da bizi heyecanladırmaya yetiyor. O halde gelelim yeni
yıl dileklerine:) Bu sene diğer senelerden farklı olarak her ne kadar daha
mütevazi görünse de gerçekleşmesi bir o kadar zor ve mutluluk verici şeyler
diliyorum. İşte karşınızda yeni yıl kararlarım/beklentilerim/isteklerim:
1. Küçük şeylerden çok mutlu olabilen biri olarak yeni yıldan beklentim artık
küçük şeylerden mutsuz olmamayı da becerebilmek. Kulağa biraz karışık geldiğinin
farkındayım, işte size bir örnek: İş çıkışı yorgun argın eve dönerken, evde hiç
yumuşatıcı kalmadığı aklıma gelir ve yolumu biraz uzatma pahasına büyük bir
süpermarkete uğrarım. Normal şartlar altında her zaman bulunan favori ürünüm o
gün kalmamıştır. Kendime, markete, zamanımın çalınmasına, trafiğe ve geri kalan
bütün herşeye söylenip kendimi yeterince mutsuz ettiğime inandığım zaman artık
zaten eve varmışımdır ve söylenmeyi bırakıp evde beni bekleyen çok önemli
şahsiyet TV'nin karşısına geçerim. Markette ve yolda geçen 30dk çok büyük bir
kayıpken TV karşısında geçen saatler altın değerinde(!). Şimdi sizinle
paylaşırken bana da çok komik geldi ve bu sene bu huyumdan kurtulmayı
planlıyorum!
2. İster trafikte olayım ister markette kasa ya da havaalanında pasaport
sırasında, bana öyle geliyor ki hangi şeridi seçsem anında kurutuyorum. Herkesin
işi tıkır tıkır ilerlerken ben hep yerimde sayıyorum. Ama son zamanlarda
tanıdığım birçok kişiden farklı zamanlarda aynı şikayeti duydum, o halde kendimi
cezalandırmaya bir son veriyorum. Lanetli olan ben değilim, sıranın kendisi. Hem
fazladan bir 15dk beklemek ne kadar kötü olabilir ki? Sonuç itibari ile çoğu
zaman zaten geçen süre zarfında Madonna konserini kaçırıyor değilim. O halde?!
3. I-pod'umda 400'e yakın şarkı var, evet bu baya iyi. Fakat işe giderken ya da
herhangi bir yolculukta kaç şarkı dinliyorum sorarım size? İnanın 20'yi geçmez.
Sürekli döne döne aynı şarkıları çalıyorum. Control-freak halim o derece ki
shuffle'a alma fikri beni dehşete düşürüyor. Geçen gün evde bir şeylerle
uğraşırken bilgisayarda şarkılar sıradan çalıyordu ve ellerim dolu olduğu için
müdahale edemediğim akış içerisinde çok güzel şarkıların varlığını keşfettim.
2010'da bu çılgın, kontrolsüz ve yenilikçi halimin devamını istiyorum:)
4. Kendimle daha barışık olmak, daha barışık olma halinin verdiği rahatlıkla
başkalarıyla da barışmak istiyorum. İşyerinde insanlar tembellik edip çok
çalışıyormuş görüntüsü ile terfi alabilir, komşum çöplerini dökme konusunda
umarsız olup apartmanı kokutabilir, belediye 10 senedir kaldırımları
onarmayabilir ve arada sırada sular kesilebilir. Kontrolümde olmayan olaylar
üzerine kafa yorup canımı sıkmaktansa bütün ilgimi ve sevgimi kendime yöneltmeye
karar verdim:)
Bir çırpıda aklıma gelen kararları sizlerle paylaştım, umarım sizlerin de yeni
yıla dair pozitif planları vardır. Sadece 1 ocaklar değil, yeni bir karar alıp
uygulamaya koyduğunuz her gün zaten sizin için yepyeni bir yılın başlangıcı
olacaktır.
Huzurlu, mutlu, sürprizlerle dolu, keyifli bir hafta diliyorum
Görüşmek üzere
editorial@mymacchiato.com
|
|